22 Ekim 2013 Salı

LES BAUX & SAINT-REMY


Saint- Remy, Arles’ten 25 km. uzaklıkta şirin bir kasaba. Bu güzergahta da St.Remy’e çok yakın Baux kasabası var. Arles’ten öğlen saatlerinde yola çıkararak ilk olarak hemen yakındaki Fontvielle kasabasında (daha doğrusu köyünde) mola veriyoruz. Burası gerçekten terk edilmiş bir köy izlenimi veriyor. Etrafta pek insan yok. Sadece köy meydanında açık bulduğumuz bir restoranda yemeğimizi yiyor ve turist ofisine uğrayarak bölge ile ilgili bilgi alıyor ve haritalar ediniyoruz.


Fontvielle

Les Baux
Boksit
 
Fontvielle
 
St. Remy- Fontaine aux dauphins

Bu kadar küçük bir yerde, köy meydanında yediğimiz yemekten, servisin ağırlığı dışında hayli memnun kalıyoruz. Turist ofisinden öğrendiğimize göre bu bölgede meşhur “Mistral” rüzgarlarından faydalanılarak inşa edilmiş yel değirmenleri varmış. Biz de bunlardan birini ziyaret ettikten sonra Les Baux’a doğru yolumuza devam ediyoruz.

Yeldeğirmeni

15 dakika sonra Baux’a ulaşıyoruz. Baux dağ üzerinde vadiye yüksekten gören çok güzel manzaralı ufacık bir köy. Köyün en önemli özelliği boksitin ilk defa buradan çıkarılmasıymış. Köye girer girmez de bu madenden yapılı bir kaya kitlesini görüyoruz. Baux’a araçla ulaştıktan sonra 5€ vererek arabanızı otoparka park edip köyü yürüyerek gezmeniz gerekiyor. Köyün içine araba girmesi yasak, zaten öyle arabaların girebileceği  bir yol da yok. Burası kale içinde yapılmış küçük sokaklardan oluşan bir yer. İtalya’nın Positano’sunu, Antalya Kaleiçi’nin sokaklarını ve Mardin’in dar sokaklarını hatırlattı bana. Etrafta hepsi çok güzel ve zevkli birçok hediyelik eşya satan dükkan var. Tüm bunların ana teması yine lavanta ve şekerleme. Bir saat içinde burayı gezip St. Remy’e doğru yolumuza devam ediyoruz.

Şekerlemeler:)

Herşey şeker üzerine...

Baux'dan manzara

Baux'da hediyelik eşya dükkanı

Baux

Baux ve lavanta

Biraz daha şeker isteyen??

St. Remy, Baux’a göre daha büyükçe bir kasaba.Arabamızı Place de la Republique’deki açık otoparka bırakıp kasabayı keşfetmeye başlıyoruz. Vardığımızda akşamüzeri olduğundan turist ofisinin kapanma saatine ancak yetişiyor ve bir harita edinmeyi başarıyoruz.  Burası da bir saatte rahatlıkla dolaşılabilecek bir kasaba. Boulevard Victor Hugo üzerindeki St. Paul kapısından girip Place Pelissier’deki Mairie (City Hall) ve Fontaine aux Dauphins  (Yunuslar Çeşmesi)’ni görüyoruz. Buradan tekrar şehir kapılarından birinin dışına çıkarak Bolulevard Mirabeau üzerindeki  Florame mağazasından doğal yağlar satın alıyoruz.

Saint Remy- Place Pelissier
Saint Remy Sokakları

Şehir merkezini çevreleyen ana caddeyi takip ederek bu kez Boulevard Gambetta üstündeki  Porte du Trou kapısından tekrar merkeze giriyoruz. Burada bizi Fontaine Nostradamus (Nostradamus Çeşmesi) karşılıyor. Meşhur kahin Nostradamus burada doğmuş ve bundan dolayı da onun adına bir çeşme yapılmış. Çeşmeden devam ederek Place Favier’e ulaşıp tekrar Place Pelissier’e geliyor ve burada da biraz soluklanıp Av.de la Resistance caddesinden devam ederek Boulevard Marceau’da arabamızı bıraktığımız Place de la Republique Meydanı’nda turumuzu sonlandırıyoruz.


Saint Remy - Place Pelissier


Saint Remy

Artık uzun bir günün sonunda Arles’daki otelimize dönme vakti. 

Arles'e dönüş yolumuzda gün batarken...
Arabamız...

1 yorum: