3 Temmuz 2017 Pazartesi

NOTO & SIRACUSA & ORTIGIA



Katanya’nın güneyindeyiz bu kez. İlk durağımız Katanya’nın yaklaşık 90 km. güneyindeki Noto oluyor. Noto’ya varır varmaz bal rengi binaları dikkatimizi çekiyor. Buradaki toprak yapısından dolayı bal rengi taşlardan inşa edilmiş barok yapılardan oluşan Noto, adeta bir film setindeymişiz gibi hissettiriyor bize.

Noto
 

Şehir kapısından (Porta Reale) geçerek girdiğimiz Noto’nun eski merkezine izinli araçlar hariç sadece yaya olarak girilebiliyor. Biz de Porta Reale’den girer girmez karşımıza çıkan ana caddeden geçerken sırasıyla Santissimo Salvatore, Duomo (San Nicolo Katedrali) ve San Domenico Kilise’lerini görüyor ve fotoğraflıyoruz.  Her yıl Mayıs ayının 3.haftası düzenlenen şenlikte çiçeklerle donatılan sokak da görülmesi gereken diğer bir nokta. Bir de bu sokağa girer girmez sol tarafınızda muhteşem bir barok bina sizi selamlıyor olacak.

Porta Reale

Noto

Noto

Çiçek Sokağı :)

Santissimo Salvatore

Duomo
 

Noto’ya yaptığımız bu kısa ziyaret ve kahve molasından sonra biraz daha kuzeyde Katanya ve Noto arasında yer alan Siracusa’ya doğru yola çıkıyoruz. Siracusa’nın bir ada olan ortaçağ bölümü Ortigia olarak biliniyor. Antik şehir bölümü ise Ortigia’dan arabayla 10-15 dakika uzaklıkta yer alıyor.


Ortigia

Ortigia



İlk olarak Ortigia’ya gidiyor ve aracımızı park ettikten sonra şehri yaya olarak keşfe başlıyoruz. Burası aynı zamanda Arşimet’in şehriymiş. Arabayı park edip şehir merkezine giden köprüden geçer geçmez Antik Apollo Tiyatrosu kalıntıları karşılıyor bizi. Biraz daha ilerlediğimizde, Arşimet Meydanı’na ulaşıyoruz. Bu meydanın adı Arşimet Meydanı olsa da meydanın en önemli yapısı Artemis Heykeli.

Apollo Tiyatrosu

Arşimet Meydanı

Burayı da gördükten sonra artık şehrin tam içine doğru dalıyor ve Duomo Meydanı'na ulaşıyoruz. Sonrasında sahile ulaştığımız noktada bir havuz ve havuzda yer alan papirüsleri görüyoruz. Eski dönemlerde yazmanın en önemli gereci olduğundan papirüsler hayli kıymetliymiş. Tam bu noktada başlayan ve sahile paralel uzanan pek çok restoran var. Biz de bunların ilkinde bir şeyler yiyoruz ama açıkçası servisinden pek memnun kalmadığım için tavsiye edemeyeceğim. Onun yerine, şehir içinde yer alan pek çok  şirin restorandan birini deneyebilirsiniz. 

Duomo Maydanı

Papirüs havuzu

Ortigia sokakları

Bir restoran...

Ortigia sokakları...

Ortigia sokakları...

Ortigia sokakları...
 

Yemek sonrasında biraz daha Ortigia sokaklarında dolaşıp kayboluyor ve harika fotoğraflar çektikten sonra günümüzün son durağı Siracusa’nın Antik kalıntılarını görmek üzere tekrar yola koyuluyoruz. Siracusa’nın Antik Şehir Bölümü'nü gezmek için 10 Euro ödüyor ve antik alana girdiğimizde sırasıyla Antik Yunan Tiyatrosu’nu, Taş Ocaklarını ve Antik Roma Tiyatrosu kalıntılarını görüyoruz. Taş Ocaklarının yeşillikler içinden geçilen yolu ve büyük bir kulağa benzetilen kapısından geçerek ulaşılan mağara bölümü sıcak günün sonunda bize cennet gibi geliyor. Belki de bu yüzden Taş Ocağı bölümü “Cennet” olarak anılıyormuş. 

Antik Yunan Tiyatrosu

Taş Ocaklarına giden yol

Taş ocağı

Antik Roma Tiyatrosu


Burayı da gördükten sonra biriktirdiğimiz güzel anıları da yanımıza alarak artık Katanya’ya dönme vaktimiz gelip çatıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder