piazza di duomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
piazza di duomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2016 Çarşamba

İtalya'nın kendi küçük, ünü büyük şehri: PİSA



Yanılmıyorsam çok eskilerde, İtalya’nın çizmeye benzediğini öğrendikten hemen sonra gördüğüm ilk İtalya fotoğrafıydı “Eğri Pisa Kulesi”... Ancak şimdi kısmet oldu bu eğri kuleyi gidip yerinde görmek.

Pisa
 

Pisa Havalimanı, Pisa şehir merkezinden 2 km. uzaklıkta, yani zorlasanız yürüyerek bile havalimanına ulaşacağınız mesafede ama biz, Havalimanına indikten sonra Toskana’da birkaç şehri ziyaret edip dönüş yolunda uğruyoruz Pisa’ya. Siena’dan sabah erken saatte bindiğimiz trenle Empoli’den aktarma yaparak 1 saat 45 dakikada Pisa’ya ulaşıyoruz. Siena’dan otobüsle Pisa’ya gelmek isterseniz işiniz biraz zor çünkü sabah ve akşam saatlerinde olmak üzere günde sadece iki otobüs seferi var. 

Pisa
 

Pisa, Arno Nehri’nin kuzey ve güney olarak ikiye böldüğü bir şehir. Merkez tren istasyonundan kuzey yönünde Viale Gramsci Caddesinden ilerleyerek önce Piazza V. Emanuele 2’ye ulaşıyor ve buradan Corso Italia’dan devam ederek önce Arno Nehri’ni Ponte di Mezzo Köprüsüyle geçerek Garibaldi Meydanı’na ulaşıyor sonra da biraz daha kuzey yönünde "portico"lu binaların arasından ilerleyerek kalacağımız Le Streghe d’Arimethea’ya geliyoruz. Burası şehrin tam göbeğinde, sahibi Patrizia tarafından işletilen ve kendisinin de alt katında yaşadığı yanılmıyorsam 6 odalı bir işletme. Her odası değişik şekilde dekore edilmiş ve dekorasyonunda hoşumuza giden pek çok detay  gözümüze çarpıyor. Bu sebeple, normalde buradan otel isimleri vermeyi tercih etmesem de bu tesisten bahsetmek istedim.  

Corso Italia

Garibaldi Meydanı
 

Gelelim Pisa’da görülmesi gerekenlere; öncelikle Pisa Kulesi ve Katedralin de bulunduğu Piazza del Duomo’dan bahsedelim. Burası şehir merkezinin kuzeyinde Katedral, Vaftizhane, Pisa Kulesi’ni de içine alan ve alışılagelmiş İtalyan meydanlarından farklı olarak çimle kaplanmış bir meydan. Meydan, yoğun turist alan yaz sezonu olmamasına rağmen hayli kalabalık. Herkes elini kuleye dayayıp meşhur “kuleyi tutma” pozu vermeye çalışıyor :) Biz de modaya uyup pozumuzu verdikten sonra Katedrale giriş için bilet almak üzere turizm ofisinin yanındaki bilet ofisine gidiyoruz. Katedral ücretsiz gezilebiliyor. Ancak, belli saatlerde belli sayıda ziyaretçi içeri alındığından bilet ofisine gidip üzerinde giriş saatinizin yazdığı bilet almak zorundasınız. Ayrıca saatiniz geldiğinde de kapıda bulunmak gerekiyor. Aksi taktirde girememe şansınız var. Meydanda Katedral  dışındaki tüm yapılar belli bir ücret karşılığında gezilebiliyor. Pisa Kulesi’nin girişi ise 18 Euro. Piazza di Duomo’nun diğer bir adı da Campo dei Miracoli (yani Mucizeler Alanı) imiş. Bu meydanın bir noktasından binilen faytonlarla şehri 25 dakika dolaşabiliyorsunuz. Bunun ücreti de bizim gittiğimiz Ekim ayında 40 Euro idi.

Piazza di Duomo



Piazza di Duomo
Pisa Kulesi


Duomo Meydanı’na açılan sokaklardan biri olan Santa Maria’dan devam ederek Piazza Cavalieri’ye ulaşıyoruz. Pisa aynı zamanda bir üniversite şehri ve bu meydanda yer alan tarihi yapılarda günümüzde üniversitenin bazı bölümleri yer alıyor. Böyle olunca da etrafta öğrencilerin gittiği pek çok mekan var. Burası da bir şeyler yemek isterseniz ziyaret edebileceğiniz bir bölge. 

Pisa

Piazza Cavalieri


Piazza Cavalieri’den biraz daha güneye inerek Arno Nehri’ne ulaşıyoruz. Şehrin tarihi kesimini gezdikten sonra mutlaka bu kesimine de gelmenizi öneririm. Nehir kenarı boyunca pek çok tarihi yapı var ve istasyonun ve havalimanının da bulunduğu güney kesimi daha yeni bölümü. Nehrin iki yakası güzel köprülerle bağlanmış. Buralar, şehrin panoramik fotoğraflarını çekmek için ideal noktalar. 

Arno

Arno

Arno

Ayrıca Arno Nehri’nden kuzeye doğru uzanan Borgo Stretto ile Santa Maria Caddesi ile güney kesimindeki Corso İtalia pek çok alışveriş alternatifi bulabileceğiniz caddeler. 


Şehirden havalimanına ulaşmak isterseniz, taksi dışında her 10 dakikada bir şehrin belirli noktalarından geçen LAMROSSI adındaki otobüs hattından yararlanabilirsiniz. Taksiye, havalimanına giden 2 km.lik yol için 20 Euro civarında ödemek gerekirken bu otobüslerle 2 Euro karşılığında gidebiliyorsunuz.


Pisa, tek başına uzun zaman ayırarak gezmek isteyeceğiniz bir yer olmasa da Toskana Bölgesi’ne yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı önereceğim bir yer. Şehri 4-5 saatte rahatça gezmek mümkün. Ayrıca hem bir üniversite şehri olduğu için hem de "portico"lu binaları ile  bana biraz da Bologna’yı hatırlattığını söyleyebilirim.

31 Ekim 2016 Pazartesi

SİENA



Lucca’dan sabah saatlerinde yola çıkıp Floransa’dan aktarma yaparak öğlen saatlerinde Siena’ya varıyoruz. Tren bileti için kişi başı 14 Euro ödüyoruz. Tren istasyonu Siena merkezinden 2 km. kadar uzaklıkta ama istasyon içinden çıkılan küçük bir alışveriş merkezinin içinden geçerek ulaştığımız Viale Vittorio Emanuele 2 Caddesi, Siena’nın kuzey kapılarından biri olan Porta Camollia’ya getiriyor bizi. Eğer alışveriş merkezinin içindeki geçişi kullanmak istemez ve tren istasyonundan taksi ile gelmek isterseniz 20 Euro civarı bir ücret ödeniyor.

Siena

Siena
 
Siena

Biz Porta Camollia’dan geçerek sırasıyla Via di Camollia, Via dei Montanini ve Banchi Soppa üzerinden dümdüz ilerleyerek Campo Meydanı’na ulaşıyoruz. Kalacağımız aile işletmesi de ulaştığımız Piazza del Campo (Campo Meydanı) ile Duomo’nun arasında yer alıyor. Hızlı bir şekilde eşyalarımızı otelimize bıraktıktan sonra zaman kaybetmemek için soluğu tekrar Campo Meydanı’nda alıyoruz. Burası Siena’nın kalbi diyebileceğim bir yer. Eğimli bir yelpaze şeklinde genişleyen bir yapısı var ve geniş tarafında da Palazzo Pubblico (Halk Sarayı) yer alıyor. Bu bina, günümüzde belediye sarayı olarak kullanılıyormuş. Burada yer alan çan kulesi de (Torre del Mangia) 100 metrelik  yüksekliğiyle İtalya’nın en yüksek 2.kulesiymiş. Meydandaki taşlar, şehrin geçmişteki yönetiminden sorumlu dokuz konseyi temsilen farklı şekilde düzenlenerek farklı bir görüntü verilmiş. Meydanın kısa tarafında Fonte Gaia denilen heykellerle süslü bir çeşme yer alıyor. Bu meydanda yılda iki defa Palio at yarışları düzenleniyormuş ve bu yarışlara bilet bulmak hayli zormuş. Meydana bağlı pek çok farklı sokak var. Bunlardan Palazzo Pubblico’nun arkasına doğru açılan dar sokaklardan ilerleyince karşımıza haftanın belirli günleri pazarın kurulduğu Piazza del Mercato çıkıyor. Burası da görülmeye değer bir meydan.

Piazza del Campo

Piazza del Campo

Piazza del Mercato

Piazza del Campo

Piazza del Mercato


Bu bölgeyi gördükten sonra bu kez rotamızı Duomo’ya doğru çeviriyoruz. Hafif bir tırmanışla ulaştığımız Piazza di Duomo’da, Katedralin yanısıra Vaftizhane ve Museo dell’Opera yer alıyor. Duomo yani Siena Katedrali’ne girmek için sezona göre değişen bir fiyat tarifesi mevcut. Bizim gittiğimiz dönemde sadece Katedral için 7 Euro ödemek gerekiyordu. Bu biletle katedralin içindeki kütüphaneye de girilebiliyor. Kütüphanenin yer seramikleri ve tavan işlemeleri de en az katedral kadar görülmeye değer.

Duomo - Siena Katedrali

Kütüphane

Kütüphane - yer döşemeleri



Duomo Meydanı’nın hemen yakınlarında eskiden hastane olarak kullanılırken şimdilerde resim ve heykel sergileri için kullanılan Santa Maria della Scala yer alıyor. Ayrıca Siena’nın kuzeydoğu noktasında yer alan San Francesco Kilisesi’ni de gördükten sonra tuğla yapılı binaları ve dar sokaklarıyla bambaşka bir havası olan Siena turumuzu da tamamlamış oluyoruz. 


Dükkanlar...

Siena
 

Unutmadan bahsedeyim, eğer Siena’ya otobüsle gelir ya da otobüsle Siena’dan bir yere gitmek isterseniz otobüsler, Via dei Montanini’ye paralel bir cadde olan Via Tozzi’nin açıldığı Piazza Gramsci’den kalkıyor. Biletleri ise burada yer alan NH otelinin hemen önündeki merdivenden inerek ulaştığınız yeraltındaki bilet merkezinden alabilirsiniz.  Biz de ertesi gün Siena’dan San Gimignano’ya gitmek için buradan hareket eden otobüsleri kullanıyoruz.


Piazza Gramsci

Bilet gişelerine inen merdiven


Son olarak gelelim Siena’dan neler yenilebileceğine... Piazza del Mercato’daki Papei adlı restoranda yediğimiz yemekten hayli memnun kaldık. Siena, tüm İtalya gibi aç kalmanızın mümkün olmayacağı bir yer. Pek çok restoran alternatifi mevcut. Özellikle öğle yemekleri için özel menüler var. Akşam yemekleri de genelde 19:00’dan sonra başlıyor. Daha öncesinde yemek isterseniz ancak ufak kafe veya barlarda şarap, çay, kahve  ve atıştırmalık birşeyler yemek mümkün oluyor. Neredeyse tüm restoranlarda kendi üretimleri olan bölgesel şaraplarından tadabiliyorsunuz. Toskana üzümlerinden yapılmış Chianti Bölgesi şarapları denemeye değer. Papei ‘den başka Duomo ile Piazza del Campo meydanı arasındaki yolda 4 Cantoni adlı restoranda da yemek yedik ve buradan da hayli memnun kaldık. 


Siena, tuğla yapılı binaları ve taş kaplı dar sokaklarıyla daha ilk görüşte tam bir ortaçağ şehrini andırıyor diyebilirim.